6 Haziran 2018 Çarşamba

Aventurin Taşı

Aventurin, genel olarak daha çok yeşildir. Ancak mavi, kırmızı, kırmızımsı kahverengi, solgun mor, turuncu, şeftali, sarı ve gümüş grisi renklileri de bulunmaktadır. Kolay kırılır yapıya sahiptir. Kimyasal temeli silikon dioksittir. Ancak ek olarak bünyesine değişik mineraller ve taşlar da girebilir. Çoğunlukla yarısaydam ve sıklıkla çizgimsi bantlı, ancak bünyesine katılan mineraller nedeniyle opak hale gelir.Taşa yeşil veya açık mavi rengi veren, bünyesine giren Muskovit taşının alt türü olan Fuksit taşı ve az miktardaki gümüştür.


Metalik parıltılar saçan ve tanecikli bir yapıya sahip bu taşa aynı zamanda Yıldız Taşı da denmektedir. Hayal kuranların taşı olarak da tanınır. Kendinizi sınırlanmış, engellenmiş, dar düşünce kalıpları ya da modası geçmiş davranışlar içine sıkışmış hissettiğinizde bu taşı kullanabilirsiniz.



Yararları Nelerdir?

Kalbin yakınına yerleştirildiğinde, kalbi diğer insanların olumsuzluklarından koruyacak bir enerji yayar.
Psikolojik hastalıklara iyi gelir.
Sanat, edebiyat ve iş hayatında yaratıcılığı artırır.
Enerjisiyle motive eder.
Liderlik yeteneği verir veya bu yeteneği güçlendirir.
Bedendeki eril ve dişil enerjiyi dengeler.
Uykusuzluk çeken, uykusu zor gelen kimselerin uyumasını kolaylaştırır.
Sakinleştirici, dinginlik verici özelliğe sahiptir.
Endişe, korku, kuruntu ve huzursuzluğu ortadan kaldırır.
Kolesterolü dengeler.
Sinüzit için yararlıdır.
Bağışıklık sistemini güçlendirir.

Meyan Kökünün Faydaları

Asya’da Çin ve Mısır uygarlığı tarafından hastalıkların tedavisi için kulllanılmaya başlayan meyan kökü daha sonra Avrupa ve bütün dünyaya yayılmış. Meyan kökü dünyada en yaygın kullanılan bitkilerden bir tanesidir.Meyan kökü ortalama 2 metre uzamaktadır. İçinde çok fazla miktarda madde içerir bunlardan bazıları, flavonoidler, bitki sterolleri, uçucu yağlar, chalcone, glikositler, kumarinler, glisirizik asit, asparagines ve anetoldur. Meyan kökü birçok sağlık koşulları için rahatlama sağlar.


Meyan Kökünün Sağlığa Faydaları

Meyan kökünün içerdiği çok etkili ve çeşitli maddeler geniş bir yelpazede sağlığımıza katkıda bulunmaktadır, ayrıca birçok hastalığın tedavisinde kullanılır. Bu hastalıklardan bazıları: çeşitli enfeksiyonlar, pamukçuk yaraları, depresyon, menopoz sorunları, cilt döküntüleri, karaciğer bozuklukları, bursit, kronik yorgunluk, mide ekşimesi, kepek, viral enfeksiyonlar, artrit, tendinit, kellik, astım, ayak mantarı ve maya enfeksiyonları.


Meyan Kökünün Cilt ve Saç Sağlığına Faydaları: 
Meyan kullanımı cilde çeşitli avantajlar kazandırır, bu avantajları şu şekilde sıralayabiliriz:Meyan kökü cilt sağlığını korur, cildin parlak ve sağlıklı bir görünüm kazanmasına yardımcı olabilir. Meyan kökünü kaynattıktan sonra ılımasını bekleyin ve daha sonra 15 dakika boyunca cildinize uygulayın. Bu uygulama cilt sağlığınıza katkıda bulunacaktır. Uygulama esnasında meyan köküne birkaç damla badem yağı ekleyebilirsiniz.

Düzenli meyan kökü kullanımı koyu lekelerin giderilmesine de yardımcı olabilir. Aynı şekilde düzenli meyan kökü çayı tüketimi cildin sürekli nemli kalmasını sağlayabilir. Esnek cilt yapısının oluşmasını sağlar.


Meyan kökünün antioksidanlar içermesi cilt sağlığına geniş bir yelpazede fayda sağlamaya yardımcı olur. Cilt üzerinde meydana gelen kaşıntı, egzama, beyaz döküntüler, kırışıklık, çatlama gibi sorunları giderir. Bunun için meyan kökünün kaynatılıp ılık halde cilde pamuk aracılığı ile uygulanması yeterlidir.

Bunun dışında meyan kökü, sedef ve egzama gibi ciddi ve tedavisi uzun sürebilen cilt hastalıklarına da iyi gelebilir. Meyan kökünün diğer bir özelliği de cildi zararlı güneş ışınlarına karşı koruyabilmesidir. Ayrıca cildi ölü cilt hücrelerinden ve yağlardan temizler.Meyan kökü kolin, protein, B vitamini kompleksi, flavonoidler, fitoöstrojen, potasyum, fosfor, aminler ve uçucu yağlar gibi maddelerle doludur. Bu özelliğinden dolayı cilt dışında saç sağlığı için de çok önemli bir şifa kaynağıdır. Meyan kökü genel anlamda saç sağlığına çık faydalıdır. Saçların dökülmesini engelleyebilir. Meyan kökünü kaynatıp elde ettiğiniz su ile yıkamanız, hasarlı ve kırılgan saç yapısını sağlıklı hale getirebilir. Bunun yanında kepek sorununu giderebilir. Aynı şekilde kafa derisi sağlığı için de faydalıdır.


Meyan Kökü Ağrı Gidericidir: 
Meyan kökü çayı ve meyan kökünün kaynatılarak elde edilen suyu ağrıların yatıştırılmasına yardımcı olabilir. Özellikle eklem ağrılarının yatıştırılmasında ayrıca topikal olarak uygulamak mümkün.

Meyan Kökü Depresyona İyi Gelir:
Meyan kökünün antidepresan özelliği vardır. Adrenal bezleri üzerinde yapıcı etkisi vardır. Sinirlilik ve yorgunluk sorunlarını ortadan kaldırır ve sinir sistemi üzerinde olumlu etkiler sağlar.

Meyan Kökü Karaciğer Sağlığını Korur: 
Meyan çayının karaciğeri güçlendirici özelliği vardır. Günde bir fincan meyan çayı tüketmeniz, karaciğer hastalıklarına yakalanma riskini azaltır.Meyan Kökü Soğuk Algınlıklarına İyi Gelir: Meyan kökünden yapılan çay aynı zamanda soğuk algınlıklarından kaynaklanan hastalıklara iyi gelir. Öksürük, nezle, grip gibi hastalıkların çabuk iyileşmesini sağlar ve bu hastalıklara karşı metabolizmayı güçlendirir.


Meyan Kökü Diyabete İyi Gelir: 
Meyan kökü çayının şeker hastalarına iyi geldiği düşünülmektedir. Diyabet hastalığı ile mücadele eden kişler tüketecekleri içecekler listesine alabilirler.

Meyan Kökü Kan Basıncı ve Kalp Sağlığına Faydalıdır: 
Şimdiye kadar yapılan birçok çalışma meyan kökü çayının kolesterole iyi geldiğini ortaya koymuştur. Bunun bir sonucu olarak da kalp sağlığına katkıda bulunur. Ayrıca alterlerde ve damarlarda plak oluşmasına izin vermez. Bunun dışında meyan kökünün kan basıncını sağlıklı bir seviyede tuttuğuna inanılır. Meyan kökünün düzenli olarak tüketilmesi ayrıca kas ve mide ağrılarını giderebilir.

Maya Enfeksiyonuna İyi Gelir: 
Meyan kökü başta maya olmak üzere birçok enfeksiyon hastalıklarının tedavi edilmesinde etkili olabilir. Meyan kökü çayı olarak veya topikal uygulanabilir.Mide Sağlığını Korur: Meyan kökünün içerdiği maddeler mide sağlığını da korur. Kabızlığı giderir. Midenin bakterilerin yol açtığı enfeksiyon hastalıklarından etkilenmesine izin vermez. Özellikle mide ile alakalı sorunların giderilmesinde önemli rol oynar.

Meyan Kökü Kilo Vermeyi Kolaylaştırır: 
Eğer kilo vermeyi düşünyorsanız, meyan kökü çayı tüketmenizi öneririz. Günde bir fincan meyan kökü çayı tüketmeniz kilo verme noktasında size büyük katkı sağlayacaktır.

Meyan Kökünün Diğer Faydaları: 
Meyan kökü pamukçuk hastalığını giderir, meyan kökü suyu ile gargara yapmak sorunu kısa sürede çözer. 
Bulantı, kusma, göğüs rahatsızlıklarına iyi gelir. Yorgunluğu giderir, sinir sistemi üzerinde etkili faydaları olduğu için fiziken ve ruhen dinlenmeye katkıda bulunur. 
Kanser hastalıklarına yakalanma riskini azaltır, özellikle kolon kanserine yakalanma riskini azaltabilir. 
Tüberküloz hastalığına yakalanma riskini azaltır ve aynı zamanda tüberküloz hastalığına iyi gelebilir.
Diş ağrılarına faydalıdır, meyan kökü çayı gargara yapılarak ağrının azalması sağlanabilir. 
Göğüs hastalıklarına iyi gelir, bronşları açar, nezle ve grip gibi hastalıkları iyileştirici özelliği vardır.
Meyan kökü şerbeti genel anlamda solunum yolu hastalıklarının hepsine iyi gelir, mukozayı korur.
Meyan kökü şerbeti çocuklarda müshil olarak kullanılır ama biz çocuklara verirken mutlaka su ile inceltilmesini öneriyoruz.
Gastrit ve mide ülserine iyi gelen meyan kökü şerbeti aynı zamanda mide sağlığını korumaya yardımcı olur.
Karın ağrılarını giderebilir, idrar söktürücü özelliği vardır.
Meyan kökü şerbetinin iştah açıcı özelliği vardır ve aynı zamanda kalın ve ince bağırsakları temizler. Zararlı bakterileri bünyeden atmaya yardımcı olabilir.
Kabızlık ve basur sorunlarını gidebilir.

Meyan Kökünün Zararları:
Meyan kökü genelde her yaştan birey için sağlık açısından güvenle tüketilebilecek bir bitkidir. Fakat aşırı tüketilmesi durumunda bazı yan etkileri olabilir. Bunun yannda bazı hastalıklarla mücadele eden ve ilaçlı tedavi gören hastalar içinde zararlı olabilmektedir. 
Yüksek tansiyon ve kalp hastalarında sodyum ve potasyum eksikliğine neden olabilir.
Meyan kökü cinsel isteği azaltabilir.
Kalp hastalarının kullandığı Digoxin ilacı tüketildiğinde yan etkileri görülebilir.
Meyan kökü kan inceltici, tansiyon ve idrar söktücü ilaçlar kullanan kişiler tarafından tüketilmemelidir.

Ceviz Kabuğunun Faydaları

Cevizin Özellikleri Faydaları; İçerisinde bol miktarda protein, lif, omega 3 ve 6 yağ asitleri bulundurur. Kalsiyum, çinko, magnezyum, fosfor, bakır, selenyum, demir ve manganez minerallerini barındıran bir yemiştir. A, B1, B2, B6 ve C vitaminlerini bünyesinde bulundurur. Kalp ve damar sağlığını korur. Güçlü bir antioksidandır. Yüksek kolesterolü düşürür. Tam bir antidepresandır. Stresle mücadelede önemli bir rol oynamaktadır. Saçı güçlendirir, geç beyazlamasını sağlar, kırışıklık gidericidir.


Ceviz Suyu Kürü; Geceden 1 bardak suyun içerisine 1 adet ceviz içini koyun ve bu şekilde sabaha kadar bekletin. Sabah kahvaltıdan önce aç karnına bu suyu içip cevizi de yiyin. Bu uygulama hızlı zayıflamanızı sağlar, kabızlık problemini giderir ve iştahınızı kapatır.

Diş Tartarına Karşı Ceviz Suyu: Tartar oluşumunu ceviz suyu ile engelleyebilirsiniz. 5 adet cevizin kabuğunu 1 bardak suda yaklaşık 15-20 dakika kaynatın. Elde edilen bu su ile dişlerinizi günde 3 sefer fırçalayın. Dilerseniz kalan su ile gargara da yapabilirsiniz. Bu şekilde dişlerinizde varsa tartarların geçmesini sağlar.Cevizin içinde 2 adet yaprak parçalar bulunur Bu parçalar gizli mucizelerle dolu. Bu yapraklar görünüş itibariyle tıpkı akciğere benziyor.


1 tutamını 1 fincan kadar suda 2-3 dakika kaynatılarak içilir. Öksürük ve balgam problemine karşı mucizevi bir etkisi vardır.

Ceviz Kabuğunun Faydaları Nelerdir, Ne işe Yarar?
E vitamini barındırmasından dolayı saç, tırnak ve cilt bakımında tam bir kahramandır. Bir çok kozmetik malzemesinde kullanılır. Soğuk algınlığı ve öksürüğe karşı oldukça şifalıdır. Bağırsak solucanları ve kurtları tedavisinde kullanılır. Ceviz kabuğu şeker hastaları için faydalıdır. D vitamini eksikliği için ceviz kabuğu tavsiye edilmektedir. Sivilce problemleri ve cilt lekelerine karşı faydalıdır. Ceviz kabuğu saç beyazlaması sorunu yaşayanlar için beyazlamaları giderici özelliğe sahiptir. Saç dökülmelerini önler. Saçı güçlendirir.

Ceviz Kabuğu Suyu Nasıl Kullanılır?
Kabuğunu kaynamakta olan suyun içerisine atın ve 15-20 dakika kaynatmaya devam edin. Elde ettiğini bu suyu içtiğinizde öksürük ve soğuk algınlığına tam bir şifa kaynağıdır. Şeker hastalığı ve D vitamini eksikliği için, yaklaşık 15 adet cevizin kabuğunu kaynamakta olan suyun içerisine atın ve bir müddet daha kaynatın ve için.

Saçlarımız İçin: Kuru veya yaş fark etmez cevizin kabuklarını kaynayan suyu içerisine atın ve yaklaşık 10 dakika daha kaynatın. Elde edilen bu su saç dökülmelerini önleyecek, saçları canlandıracak ve kepek problemi olanların kepeğini giderecektir. Kabuklarını kaynatarak elde ettiğiniz su ile saçlarını her gün yıkarsanız saçlarınızda ki beyazlamayı önleyecektir. Ayrıca saç dökülmesini de engelleyip. Daha sağlıklı ve güçlü bir saça sahip olmanızı sağlar.


Yeşil Ceviz Kabuğu: Yeşil kabukları kaynatarak elde edeceğiniz su ise saçlarınıza koyu kahve bir renk verecek ve daha parlak görünmesini sağlayacaktır.

Yıldırım Düşmesi

Yıldırımın meydana gelebilmesi için bulut ve yerin farklı elektrik yüklerine sahip olması ve belirli bir potansiyel farka erişmesi gerekmektedir. Yıldırım, bulut ile yer arasında meydana gelen yüksek gerilimli bir elektrik boşalmasıdır. Genellikle bulutun yere yakın olan bölümleri negatif, yer ise pozitif yüklü elektriğe sahiptir. Bazı koşullarda bunun tersi de olmaktadır. Bulutla yer arasındaki potansiyel farkı artarak belirli bir değere eriştiğinde, hava iletken olmamasına rağmen hava içerisinde iletken bir kanal oluşur ve elektriksel boşalma başlayarak, yıldırım meydana gelir. Yıldırım olayı, her ne kadar yıldırım düşmesi olarak bilinse de bulut ile yer arasındaki negatif ve pozitif elektrik yüklerinin pozisyonlarına göre bazen buluttan yere doğru, bazen de yerden buluta doğru olmaktadır.


Yıldırım olayında ortaya çıkan enerji yaklaşık 1010 joule kadar olup bu enerji saniyenin milyonda biri zarfında geçtiği hava sütununun sıcaklığını 15000 °C’ye kadar ısıtabilir. İşte yıldırımın yakıcı ve yıkıcı etkisi açığa çıkan bu enerjinin sonucudur. Bir insana yıldırım çarpma olasılığı 600 binde birdir. Yıldırım çarpmış bir kazazedeye dokunmak tehlikeli değildir.dokunulduğu zaman çarpılma tehlikesi yoktur.

Yıldırımdan Nasıl Korunmalıyız?

Yıldırım oluşmasında meteorolojik şartların yanı sıra yer yüzeyinin durumu da çok önemlidir. Yüksek binalar, ağaçlar ve metalik eşyalar gibi iyonlaştırıcı malzemeler yıldırım oluşumu için uygun koşullar hazırlarlar. Can ve mal kaybını en aza indirebilmek için aşağıda belirtilen hususlar dikkate alınmalıdır: Yüksek bina ve yapılarda (minare gibi) paratoner (yıldırımsavar) kullanılmalı.

Yıldırım riski olan havalarda ağaç, bayrak ve telefon direkleri gibi yüksek objelerden uzak durulmalı.

Metalik eşyalardan uzak durulmalı ancak otomobillerin lastikleri yalıtkan olduğu için otomobil içleri güvenli yerlerdir.

Açık arazide iseniz yere çömelerek oturun, kesinlikle yere yatmayın.

Su üzerinde iseniz derhal karaya çıkmaya çalışın.

Şemsiye gibi sivri metal içeren eşyaları kullanmayın.

Açık arazide gruplar halinde durulmamalı.

Elektrikli eşyaları fişlerinden çekin mümkün olduğunca kullanmayın.

4 Haziran 2018 Pazartesi

Şeyh Bedreddin Kimdir

Şeyh Bedreddin (1358-1420) Bedreddin Mahmud, Simavnalı Şeyh Bedreddin veya Simavna Kadısıoğlu Şeyh Bedreddin olarak da tanınan İslam mutasavvıf ve düşünürdür. Edirne yakınlarında, bugünkü Yunanistan topraklarında bulunan Simavna kasabasında doğmuştur. Babası Selçuklu Sultanı II. İzzeddin Keykavus'un torunu olduğu söylenen Abdülaziz'in oğlu İsrail, annesi ise Rum asıllı bir hristiyan iken müslüman olan Melek Hatun'dur. Babasının mesleği nedeniyle Simavna Kadısı Oğlu diye tanınmıştır.


Hayatı hakkında bilinenler büyük oranda torunu Hafız Halil’in yazdığı Menakıbname’ye dayanmaktadır.

Şeyh Bedreddin’in kesin doğum tarihi bilinmemekle beraber çeşitli kaynaklarda 1358, 1359 veya 1365 olarak geçmektedir. Büyükbabası Abdülaziz Selçuklu soyundandır. Menakıbname’ye göre son Selçuklu Sultan Üçüncü Alaeddin Keykubad’un yeğeni ve veziridir. Eğitimine Edirne’de başlamıştır. Hocası Molla Yusuf sayesinde fıkıh ilmiyle tanışmıştır. Ardından Bursa Kadısı Şeyh Mahmud’dan ve Konya’da Feyzullah’tan dersler almış ve Kahire’ye gitmiştir.

Kahire’de dönemin ünlü alimlerinden Ekmeleddin el-Bayburti’nin öğrencisi olmuştur. Bu arada Hüseyin Ahlati ile tanışmış ve onun düşüncelerinden etkilenmiştir. Hüseyin Ahlati bir süre sonra Bedreddin’i Tebriz’e yollamıştır. Burada Anadolu seferinden dönen Timur’la karşılaşan Bedreddin, ilmiyle Timur’u etkilemiştir. Timur kendisiyle beraber gelmesini istese de Bedreddin bunu kabul etmemiş ve Kahire’ye geri dönmüştür.

Ahlati ölümünden önce Bedreddin’i halifesi ilan etmiştir. Ne var ki Ahlati’nin öğrencilerin-den bazıları buna tepki göstermiştir. Bunun üzerine Bedreddin altı ay sonra Mısır’ı terk etmiştir. Çeşitli yerlerde bulunmuş, gittiği her yerde fikirlerine yandaşlar edinmiştir.

Bu sırada Osmanlı Devleti Fetret Devrindedir. 1413’te ailesi ile birlikte İznik’e sürgüne gönderilmiş, kendisine de 1.000 akçe maaş bağlanmıştır.

Diğer şeylerle arası açılınca Edirne'ye dönmeye karar vermiş, Filistin, Şam ve Halep üzerinden Konya'ya geçmiştir. Daha sonra Tire'ye geçerek isyan hareketlerinin ileri gelenlerinden Börklüce Mustafa ile tanışmış ve İzmir'e geçerek burada bir başka isyan hareketinin elebaşısı olan Torlak Kemal ile tanışmıştır.


Aydın ve Manisa’da Börklüce Mustafa ve Torlak Kemal’in yönettiği isyan patlak verince, kaçarak İsfendiyar Beyi’ne sığınmıştır. Sinop üzerinden Eflak’a gitmiş, daha sonra Edirne’ye dönmeye karar vermiştir. Sultan Mehmed Şeyh Bedreddin’i isyanların başındaki kişi olarak görmüş, Şeyh Bedreddin’i Edirne’ye varamadan yakalattırıp ele geçirmiştir.

Bir heyet tarafından yargılanan Bedreddin’in malı ve ailesi korunmak şartıyla idamına karar verilmiştir. Serez çarşısında asılmış ve burada defnedilmiştir. Ölüm tarihi çeşitli kaynaklarda 1416 veya 1420 olarak veri-lir. 1961’de kemikleri, Divanyolu’ndaki İkinci Mahmud Türbesi’ne defnedilmiştir.

Ölümünden sonra eserlerinin birçoğu gizlenmiş veya kaybolmuştur. Menakıbname’ye göre 48, başka kaynaklara göre 38 yapıtı vardır. Bazı yapıtlarının adı bilinmekle beraber günümüze ulaşmamıştır. En iyi incelenmiş yapıtı Varidat’tır. Diğer bazı eserleri ise, Camiu’l-fusuleyn, Letai’fül-işarat, et-Teshil, Meserret Ül-kulub, Unkudül-cevahir, Çerağ Ül-fütuh’ dır.

3 Haziran 2018 Pazar

Buluşlar Kronolojisi Önemli Buluşlar

1280 İlk gözlük İtalya'da yapıldı.
1450 Johannes Gutenberg'in baskı makineleri kitap üretiminde çığır açtı. Bunun sonucunda yeni icatlar hakkındaki bilgilerin yayılması hızlandı.
1453 Copernicus, gezegenlerin Dünyanın etrafında değil, Güneş'in etrafında döndüğünü ortaya atan kuramını yayımladı.
1592 Galileo, cisimleri 30 kez büyüten bir teleskop yaptı. 


1614 İskoçyalı matematikçi John Napier logaritma cetvelini icat etti.
1618 Johannes Kepler, gezegenlerin Güneş'in çevresinde çizdikleri elips biçimindeki yörüngeleri betimleyen yasaları yayımlar.
1622 Blaise Pascal, babasının vergi hesaplarında kullanması için bir toplama makinesi icat etti.
1643 Evangelista Torricelli, hava basıncını ölçmek için şimdi civalı barometre denilen cihazı icat etti.
1656 Christian Huygens, Galileo'nun fikirlerine dayanan hassas bir sarkaçlı saat tasarladı.
1668 Isaac Newton ilk aynalı teleskopu yaptı.
1682 Edmond Halley, daha sonra kendi adıyla anılacak bir kuyrukluyıldızın yörüngesini çizip betimledi.
1687 Newton'un, evrensel çekim yasalarını formülleştirdiği Principia başlıklı kitabının yayımladı.
1690 Edmund Halley, dalış makinelerine hava pompalayacak bir yöntem geliştirdi.
1698 Thomas Savery'nin yaptığı ilk buhar makinesi, su altında kalan madenlerdeki suyu dışarı pompalamada kullanıldı.
1733 İngiliz bir dokumacı tarafından icat edilen "uçan mekik" adındaki alet bir kişinin bir günde üretebileceği kumaş miktarını ikiye katladı.
1752 Benjamin Franklin, yıldırımın elektrikten kaynaklandığını gösterdi.
1783 Marquis de Jouffroy d'Abbans ilk buharlı gemiyi yüzdürdü.
1783 Montgolfier Kardeşler bir sıcak hava balonunu başarıyla uçurdu.
1789 Lavoisier'nin, 33 elementi sıraladığı ve bu elementlerin adlandırılması ile ilgili modern sistemi sunduğu "Kimyasal Adlandırma Yöntemi" yayımlandı.
1796 Edward Jenner, bir çocuğu çiçek hastalığına karşı aşıladı.
1799 Alessandro Volta, ilk elektrik bataryasını yaptı.
1801 İlk denizaltılardan olan Nautilus ilk yolculuğunu tamamladı.
1804 Richard Trevithick raylar üzerinde giden ilk buharlı lokomotifi yaptı.
1814 Friedrich König elle çalışan matbaadan çok daha hızlı olan buharlı matbaayı geliştirdi.
1819 Augustus Siebe basınçlı bir dalgıç elbisesi tasarlayarak insanların daha derinlere dalabilmesini sağladı. 
1820 Hans Oersted, elektrik akımının pusulanın iğnesi üzerinde manyetik etki yarattığını gösterdi.
1821 Charles Babbage, karmaşık matematiksel tabloları otomatik olarak hesaplamak için tasarladığı "fark makinesi" nin üzerinde çalışmaya başladı.
1826 Fransız fizikçi Joseph Niepce tarihteki ilk fotoğrafı çekti.
1829 George Stephenson, en iyi buharlı lokomotif tasarlama ve yapma yarışmasını kazandı. Rocket adlı bir lokomotif üretti.
1830 İlk dikiş makinesi Fransız terzi Barthelemy Thimonnier tarafından tasarlandı.
1836 Samuel Colt, yaptığı hızlı ateş eden tabanca "altıpatlar" ın patentini aldı.
1837 Isambard Kingdom Brunel, ilk kıtalararası buharlı gemiyi yüzdürdü.
1837 İki İngiliz mucit William Cooke ve Charles Wheatstone ilk elektrikli telgraf makinesini yaptı.
1838 Samuel Morse kendi geliştirdiği Morse alfabesini ilan etti.
1839 Louis Daguerre vesikalık fotoğraflarda çok tutulan daguerrotype fotoğraf tekniğini icat etti.
1841 Michael Faraday, hareketli bir mıknatıstan elektrik akımı elde etti.
1843 Samuel Morse, telgraf mesajlarında kullanılmak üzere nokta ve çizgilerden oluşan ünlü mors alfabesini icat etti.
1846 Amerikalı bir dişçi bir çene ameliyatında acıyı hissettirmemek için eter kullandı.
1848 İlk yürüyen merdiven, New York'ta turist çekmek için kuruldu.
1849 Çengelli iğne icat edildi.
1857 New York'ta bir dükkân asansörü olan ilk bina oldu.
1860 Belçikalı Etienne Lenoir ilk içten yanmalı motoru yaptı.
1863 İlk metro (yeraltı demiryolu) hattı Londra'da işletmeye açıldı.
1868 Gregor Mendel, bezelye bitkileriyle yaptığı, modern genetik kuramının temellerini oluşturan araştırmalarını bitirdi.
1868 Bir gazetenin yazı işleri müdürü olan Christopher Sholes ilk kullanışlı daktiloyu yaptı.
1872 Fotoğrafçı Eadweard Muybridge ilk ardışık fotoğraflar dizisini çekti.
1876 Alexander Graham Bell ilk telefon konuşmasını yaptı.
1877 Edison fonografı icat etti.
1878 Joseph Swan elektrik ampulünü icat etti.
1879 Ernst von Siemens elektrik döşenmiş bir hat üzerinde giden ilk elektrikli treni sergiledi.
1881 Emile Berliner, yassı plaklar kullanan ilk gramofonu yaptı.
1885 Louis Pasteur, bir dizi aşı yaparak, kuduz bir köpek tarafından ısırılmış bir çocuğun yaşamını kurtardı.
1885 Fizikçi Heinrich Hertz elektromanyetik dalgaların varlığını gösterdi.
1885 Avusturyalı kimyacı Carl Auer, muma göre daha kullanışlı ve güvenli olan bir havagazı lambası icat etti.
1886 Linotip adlı makine, gazetelerin ve kitapların daha hızlı hazırlanmasını sağladı. 
1888 George Eastman, Kodak no.l adlı fotoğraf makinesini üretti ve müşterilerinin filmlerini banyo etti.
1889 Edison'un yardımcısı Charles Batchelor sinema filmlerinin seslendirilmesi üzerine deneyler yaptı. 
1890 Daimler motor şirketi, dört tekerlekli ve akaryakıtla çalışan otomobil üretimine başladı.
1890 Herman Hollerith'in icat ettiği elektrikli sayma makinesi sayesinde Amerika'da nüfus sayımı işlemi çok hızlı bir şekilde sonuçlandırıldı.
1895 Paris'te Lumiere Kardeşler 10 hareketli filmden oluşan bir gösteri yaptı.
1895 Wilhelm Röntgen, X-ışınlarını buldu.
1898 Valdemar Poulson, modern teybin öncüsü olan bir cihaz yaptı.
1901 İlk radyo transistörünü Marconi geliştirdi.
1902 İtalyan Guglielmo Marconi, Manş Denizi üzerinden radyo dalgalarıyla mesaj iletmeyi başardı.
1903 Amerikalı Wright Kardeşler ilk motorlu uçağın uçuşunu gerçekleştirdi.
1903 Henry Ford, yeni araba fabrikasıyla seri üretim tekniğini getirdi.
1903 Willem Einthoven, kalbin işleyişini kaydeden elektrokardiyografi cihazını icat etti.
1904 John Fleming'in geliştirdiği cam diyotlar radyo cihazlarının vazgeçilmez parçası oldu.
1908 Adını mucidinin adından alan Geiger sayacı radyasyonu saptamak ve ölçmek için kullanılmaya başlandı.
1910 Fransız Henri Fabre, tekerlekleri olmayan ve su üzerinde seyredebilen bir uçak geliştirerek ilk deniz uçağını icat etti.
1911 Marie Curie, radyoaktiflik konusunda kendi başına yaptığı çalışmalardan dolayı Nobel Ödülü aldı; böylece de bu ödülü iki kez alan ilk kişi oldu.
1911 Ernest Rutherford, atomun merkezinde bir çekirdek olduğunu gösterdi.
1919 Einstein, "Genel Görelilik" konusundaki yazısını yayımladı.
1921 Philip Drinker, hastaların solunum yapmasına yardım etmek için "demir ciğer"i icat etti.
1922 İlk mikrofilm tanıtıldı.
1926 John Logie Baird ilk televizyon görüntüsünü başarıyla iletti.
1926 Robert Goddard ilk sıvı yakıtlı roketi fırlattı.
1926 ABD'li Profesör Robert Hutchinson Goddard ilk sıvı yakıtlı roketi geliştirdi. Gaz ve sıvı oksijenle işleyen roket, 12,5 metre yüksekliğe çıktı ve 56 metre yol aldı.
1928 Bugün penisilin dediğimiz bir oluşumun bakterileri öldürmesi Alexander Fleming'in dikkatini çekti.
1933 İki Alman bilim adamı Max Kroll ve Ernst Ruska elektron mikroskobunu yaptı.
1935 Alman şirketi AEG, sesi kaydetmek için plastik manyetik teyp bandını geliştirdi.
1938 Macar mucit Lazlo Biro, bıro da denilen bilye uçlu tükenmez kalemi icat etti.
1938 Amerikalı Chester Carlson ilk fotokopi makinesini icat etti.
1939 İgor Sikorsky adlı bir Rus mühendis tarafından ilk helikopter yapıldı.
1940 İlk elektronlu mikroskop Philedelphia'da tanıtıldı.
1942 Wernher von Braun, Almanya'nın ilk uzun menzilli füzesi olan V-2'yi fırlattı.
1942 Enrico Fermi, ABD'nin Chicago kentinde, nükleer enerjinin denetim altına alınabildiği bir nükleer reaktör yaptı.
1943 Jacques-Yves Cousteau ve Emile Gagnan, ilk dalış tüpünü tasarladılar.
1945 Amerikalı mucit Percy Spencer, ilk mikrodalga fırını tasarlayarak patentini aldı.
1946 John Mauchy ve John Eckert'in geliştirdiği, Amerika'nın ilk elektronik bilgisayarı ENIAC halka gösterildi.
1947 Edwin Land bir dakikadan az bir sürede siyah beyaz fotoğraf çıkaran polaroid makineyi icat etti.
1953 Francis Crick ile James Watson DNA molekülünün yapısını keşfetti.
1957 Sovyetler Birliği tarafından Dünyanın çevresinde dönen insan yapımı ilk cisim Sputnik I fırlatıldı.
1960 Theodore Maiman ilk lazeri yaptı.
1962 Telefon konuşmalarının yanında canlı televizyon görüntülerini de ileten Telstar adlı uydusu fırlatıldı.
1977 Dünyanın tekrar kullanılabilen ilk uzay gemisi olan Uzay Mekiği, ABD tarafından fırlatıldı.
1982 Philips ve Sony şirketleri kompakt diski çıkardı.
1987 İlk sayısal ses bantları (DAT) üretildi.
1990 Yüksek netlikte televizyon (HDTV) yayını ilk kez yapıldı.

Islak Kurabiye


Malzemeler;

1 Yumurta
1 Çay bardağı sıvı yağ
Yarım paket margarin
3 Yemek kaşığı kakao
1 Su bardağı pudra şekeri
1 Vanilya
1 Kabartma tozu
Aldığı kadar un
Şerbeti; 1.5 Su bardağı süt
1 Su bardağı şeker

Yapılışı;Fırını 180 derecede ısıtın. Derin bir karıştırma kabına tereyağı ve sıvı yağı alın, yumurtayı ekleyin, pudra şekeri, kakao ve vanilyayı ilave edin. Parmak uçlarınızla tereyağını ezerek malzemeleri karıştırın.

Elenmiş un ve kabartma tozunu azar azar ekleyip kurabiye hamurunu bütünleşene kadar yoğurmaya başlayın.

Bir fırın tepsisine yağlı kağıt yerleştirin. Hamurdan ceviz iriliğinde parçalar koparıp avucunuzun içinde yuvarlayın. Yuvarladığınız hamurların orta kısımlarına işaret parmağınızla hafifçe bastırıp düğme şekli verin ve fırın tepsisine dizin.

Önceden ısıtılmış fırında, hazırladığınız kurabiyeleri 20-23 dakika kadar pişirin. Üstleri çatlayınca fırından çıkartın.

Bu esnada şerbeti hazırlayın. Yayvan bir kaseye toz şekeri ve sütü aktarın. Şeker tamamen eriyene kadar kaşıkla karıştırın.

Kurabiyelerin ilk sıcağının geçmesi için 3 dakika serin bir yerde bekletin. Her bir kurabiyenin altını ve üstünü şekerli süte batırıp tepsiye dizin.

Şerbeti içine çekmesi için en az yarım saat beklettikten sonra üzerlerine pudra şekeri ya da rendelenmiş Hindistan cevizi serperek servis yapın

Afiyet olsun...

En Uzun Dilli Köpeği Mochi


Dünyanın en uzun dilli Köpeği bernard cinsi mochi Guinness rekorlar kitabına adını yazdırdı. ABD‘nin Güney Dakota eyaletinde yaşayan Dünyanın en uzun diline sahip olan köpeği Mochi Guinness Rekorlar Kitabı’na girmeyi başardı.

Mochi 18.58 cm’lik dili ile görenleri şaşırtıyor. 8 yaşındaki olan Mochi henüz 2 yaşındayken bir hayvan kurtarma derneğinden sahiplenilmişti Mochi’den önce “dünyanın en uzun dilli köpeği” dili 11.43 cm olan Puggy adındaki bir köpeğe sahipti.